GÖLDOSK GÖLLER BÖLGESİ DOĞA SPORLAR ve HOBİ KULÜBÜ 

          



ZEYNEP KILIÇOĞLU
zkilicoglu@hotmail.com
İÇ SESİMDEN: LİSİNİA / BURDUR
15/05/2017

İÇ SESİMDEN: LİSİNİA /BURDUR

Korkularımız var hayata dair.. Ve hayattaki pek çok şey dair. Hele günümüz insanı için bütün bu korkuların hâkim olduğu iç / dış dünyasında yaşamak adeta bir kahramanlık gösterisi gibi bana göre. Kimileri korkularınızın üstüne gidin diye öğütler, kimi korkularınızı olduğu gibi kabullenin uğraşmayın der, kimi eskiden böyle garip korkular mı varmış hep rahatlıktan bunlar der, der ve der. Uzman ellerde veya doğru yaklaşımlarla hepsinin çözümü vardır.
"Abibliofobi" demişler bu korkulardan bir tanesine de. Okuyacak kitap kalmaması korkusu. Ortalamaya vurduğumuzda ülkemizde pek çoklarının kitap okumadığı gerçeği var olsa da kitapsız gününü geçirmeyen, hatta onların saklanmasına, korunmasına, okunmasına ömrünü vakfetmiş gerçek kitapseverler de yok değil.

Sayıları belki kitap okumayanlar kadar çok değil ama karanlıktaki ateş böceği veya yakılan bir mum misali zifiri karanlığı dağıtmaya yeter de artar bile. Şimdi yazacağım cümleler ‘ekmek yoksa pasta yesinler' yergisinden uzakta tamamen özümüze dönmekle ilgili. Okuyacak kitap kalmaması korkusuna karşın koskoca bir kâinat kitabı var önümüzde; her sayfası açık ve bizlerin onu okumasını bekler halde duruyor.


Yaşadığımız âlem bir kitaptır. Her mevsimi ayrı bir dönemi temsil eden; her bölgesi ayrı bir tarihi anımsatan. İster bir insana benzetin ister topluma; hepsinden bir parça bir tohum taşır doğa, tabiat kısaca kâinat. Mesele onun ne olduğundan ziyade sizin ona hangi gözünüzle baktığınızla ilgili. Mana gözüyle bakan manayı, madde gözüyle bakan maddeyi görür. Zahire (dış) bakan zahiri, batına (iç) bakan batını görür. Gizliyi arayan gizliye ulaşır, sır isteyene sır fısıldanır..



İçinde yaşadığımız kâinat işte böylesine güzellikleri barındırır. Açımız dar olduğundan az görüp az fark ediyoruz. Bir şeyi senin görmemen, fark etmemen onun olmadığına, vücut bulmadığına delil olamayacağı gibi; senin onu fark etmen de var olduğuna kanıt sayılamaz. Belki de sadece sana fısıldanan bir sırdır ki eller ne bilsin hükmündedir.


Okumaya çıkın evlerinizden. En azından kendinizi okumak için. Çünkü kendini bilmeyen, okumayan alemi ne bilsin manasında Yunus Emre'miz ne güzel demiş:
İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendin bilmezsen
Ya nice okumaktır

İnsan ki topraktan yaratıldı. Önce toprağı bilecek, âlemden okuyacak. Ruhunda hava, su, ateş vardır; sırlarına doğada erecek. Okuduğunuz kitaba ilk elinizi sürdüğünüzdeki kâğıdı merak edin. Kağıdın geldiği ağaçları; onların yaşadığı ormanları; ormanları barındıran dağları; içinde yaşayan kurdu kuşu.. Merak ilmin yarısıdır demiş atalar. Okumaya başlamadan önceki en önemli içsel eylemdir merak. Boş verin kim ne takmış ne takıştırmış, ne giyinmiş ne kuşanmış, ne almış ne satmış, ne demiş ne dememiş; kâinat ne anlatıyor ona kulak kabartın siz. Basit arzulardan, geçici heveslerden daha çok doyuracaktır hem gözünüzü hem gönlünüzü. Ruhu tok olan korkar mı gayrisinden artık?



Burdur gölüne komşu Lisinia doğal tabiat alanını dolaşırken biz de arındık korkularımızdan; dinledik dağı, taşı, kurdu, kuşu kendi lisanıyla bize aktardığı bizlerin duyabildiği kadar. Açtık gönüllerimizi, sevdik kendimizi ve bizden gayri her şeyi. Ve sır biraz daha fısıldandı kulaklarımıza.
Göldosk'la özümüze yolculuğa devam..

ZEYNEP KILIÇOĞLU

 

 

 



Paylaş | | Yorum Yaz
714 kez okundu. Yazarlar

Yazarın diğer yazıları

İÇ SESİMDEN: KARA TOPRAK - 26/12/2017
ŞEFAATİNLE SEYAHAT EY NEBİ - 08/12/2017
İÇ SESİMDEN SONBAHAR - 14/11/2017
İÇ SESİMDEM RAFTİNG BEN VE BİZ EVRİMİ - 10/08/2017
 Devamı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
AlışSatış
Dolar3.77503.7901
Euro4.63344.6520
Anlık
Yarın
7° 3°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam4
Toplam Ziyaret171298